Natalia Vodianova

timthumb (7)

Natalia Vodianova kimdir, Natalia Vodianova, 28 Şubat 1982’de Gorky’de doğmuş Rus süpermodeldir. Gorky şehrinin adı 1990’dan sonra Nijni Novgorod olmuştur. Natalia Vodianova’nın çocukluk günleri zorluklarla geçer. Altı yaşında babası evi terk etti. Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı. Annesinin erkek arkadaşlarının tacizi, maddi zorluklar neticesinde Natalia 15 yaşında evinden ayrılır ve erkek arkadaşı Oksana Marchukevich’le kendine bir daire tutar, tezgahta meyve satıcılığı yaparak hem kendi geçimini sağlamakta aynı zamanda kardeşlerine de bakmaktadır.

Oksana, 15 yaşındaki Natalia’yı iyi bir model olacağına inandırarak, model ajansına göndermiş. Yetkililer Natalia’yı çok beğenmişler. Yalnız bir tek kusur bulmuşlar, “dil bilmemesi”. İngilizce öğrenmesini söylemişler genç kıza. Mankenlik ajansıyla Moskova’da çalışmaya başlar Sonra da Paris’e göndermişler. Sonuçta 17 yaşında Natalia Paris’e taşınarak Viva ajansı ile anlaşır. Natalia Vodianova Paris’teki hayatına çok çabuk adapte olmuş. İki ayda İngilizcesini ilerletmiş. Bu sırada erkek arkadaşıyla aralarındaki iletişimde kopmaya başlamış. Paris’e gidişinden bir yıl sonra ise bir partide kocası Justin Portman’la tanışmış. Justin Portman, İngiltere’nin en zengin aileleri arasında yirmi ikinci sırada bulunan, Portmanlar’ın üç oğlundan biri. O partide birbirlerini görmüşler ve gece bitmeden birbirlerine aşık olmuşlar. Kısa bir süre sonra Portman, ailesiyle tanışmak için onu İngiltere’ye götürmüş.

Ardından da Gucci’nin yeni parfüm serisinin reklam yüzü olur. ve 19 yaşında 2001 yılında Roman Coppola filmi CQ’de Billy Zane ile ufakta olsa rol almayı başarır.Kırk kadar defileye çıktıktan sonra Calvin Klein‘ın 2003 ilkbahar sezonunda bahar şovu için işe alınır.
2004 yılında Pirelli takvimi için nefes kesen pozlar verdi.

Natalia Vodianova, Louis Vuitton, L’Oreal, Marc Jacobs, Versace , Chanel , Etam, Miss Sixty, Yves Saint Laurent , Pepe Jeans ile çalışır ve Calvin Klein’ın “Euphoria” adlı parfümünün reklamlarında boy gösterir. Pet Shop Boys’un I get Along adlı şarkısının klibinde yer almıştır.
İngiliz Vogue dergisinin kapağında 7 kere yer aldı.

Forbes dergisine göre Natalia Vodianova Carolyn Murphy, Alessandra Ambrosio, Adriana Lima, Heidi Klum,Kate Moss ve Gisele Bündchen‘dan sonra dünyanın en çok kazanan 7. mankenidir (4,5 milyon dolar).

Natalia Vodianova 2009 baharında Fransız iç çamaşırı firması Etam için marka elçisi, yüzü ve vücudu olmak üzere üç yıllık bir anlaşma imzalamıştır.

Moskova’da 2009 Eurovision Şarkı Yarışması’nın yarı finalini sunmuştur.

Natalia Vodianova Channel 5 tarafından düzenlenmiş Dünyanın En İyi Süpermodelleri sıralamasında 16. sırada yer alır. Natalia’nın takma adı SüperNova’dır.

Natalia Vodianova artık podyumlara sadece yardım amaçlı defileler için çıkmaktadır.

Evliliği : Natalia Vodianova, 1 Eylül 2002’de Saint Petersburg’ta İngiltere’nin 22. zengini olan İngiliz aristokrat 10. Portman Vikont’u Justin Tremor Berkeley Portman ile evlendi. Çiftin ilk çocukları Lucas Alexander 22 Aralık 2001’de dünyaya geldi. İkinci çocukları Neva 24 Mart 2006’da, üçüncü çocukları Viktor ise 13 Eylül 2007’de dünyaya geldi.

Natalia Vodianova ile Justin Portman, Haziran 2011’de boşandılar. Ve şimdi “Christian Dior’un” Başkanı Bernard Arnault’ın oğlu ve “Louis Vuitton” adındaki Fransız moda evinin İletişim Müdürü olan Antoine Arnault ile birlikte.

Natalia Vodianova İngiltere’de ikamet etmektedir.

Adriana Lima

timthumb (6)

Adriana Lima kimdir, Adriana Lima, 1982 doğumluBrezilya‘lı süper model. Mavi-gri, zaman zaman yeşil görünen gözleri, siyah saçları ve düzgün vücuduyla dünyanın en seksi kadınları arasında gösterilen Lima, en çok Victoria’s Secret‘la olan çalışmalarıyla tanınıyor.

Adriana Francesca Lima, 12 Haziran 1981‘deBrezilya‘da Salvador, Bahia‘da düşük gelirli ve dindar bir ailede dünyaya geldi. 13 yaşında, yerel bir mağazada alışveriş yaparken keşfedilen Amerikan yerlisi, Afrika, Brezilya ve İsviçre kökenli Lima, 15 yaşındayken Ford Supermodel of Brazil Model Search yarışmasında 1.seçildi. 1996‘da yapılan Ford Supermodel of the World Contest‘de ise 2. oldu.

Kısa bir süre sonra Ford Modellik Ajansı sayesinde New York‘a taşınan Lima, Elite Model Management ile anlaştı. 1997-1998 yılları arasında daha kariyerinin başlarındayken Vogue ve Marie Claire gibi dergiler için moda çekimleri gerçekleştiren 1,78 m. boyundaki Lima,Christian Lacroix, Valentino gibi ünlü markaların defilelerine çıktı. Ama Lima’nın asıl büyük çıkışıDominik‘li sevgilisi Alberto ile birlikte çalıştıkları veTimes Square‘deki reklam tablosuna asılan Vassarettebillboard reklamıyla gerçekleşti.

2000‘de Guess?‘in Costanoa Kampanyasında Claudia Schiffer, Laetitia Casta ve Eva Herzigova gibi çok ünlü süper modellerle birlikte yer aldı ve ardından Maybelline, Bebe, Mossimo ve BCBG‘nin reklam yıldızı oldu.Harper’s Bazaar, Elle gibi önemli dergilere kapak olmaya başlayan Lima, 1998‘de Victoria’s Secret defilesinde yer alarak iyice tanınır hale gelmeyi başardı. Heidi Klum ve Gisele Bündchen‘le birlikte melek kanatları taktırarak sergiledikleri iç çamaşırı defilesinin ardından, 2003‘deki Victoria’s Secret defilesinin de açılış mankeni oldu.

2001’de Adriana Lima 8:47 dakkalık BMW kısa filminde Mickey Rourke, Clive Owen ve Forest Whitaker‘la birlikte oynadı. Ünlü bir adamın (Rourke) karısını (Lima) kıskanarak onu takip ettirmek için bir dedektif (Owen) tutmasıyla başlayan filmi Wong Kar-wai yönetti.

2005‘de sınırlı sayıda üretilen Pirelli takviminde yer alan Lima, aynı yıl AskMen.com‘un ‘Top 99 Women‘ listesinde 1. sırada yer alırken, 2006‘da 4. oldu. Yine 2006’da Forbes.com‘un ‘En Çok Kazanan Ünlüler‘ (Highest Paid Celebrities) listesinde 97. sırada ve En Güçlü 100 İnsan (100 Most Powerful People) listesinde99. sırada yer aldı.

Geçmişte birçok ünlüyle birliktelikler yaşayan Lima, bir dönem Lenny Krawitz‘le nişanlı kaldı fakat bu ilişki, 2003’de sona erdi. GQ dergisinin nisan 2006 sayısında Katolik inançları nedeniyle hala bakire olduğunu açıklayan Lima şöyle konuşmuştu:

Adriana yaptığı iş hakkında ise şöyle düşünüyor:

Yakın arkadaşları tarafında ‘Leah‘ diye çağrılan, lakabıysa ‘LimaBean‘ olan, kitap okumayı çok seven ve favori yazarı Gabriel Garcia Marquez olan Lima, oyunculuk ve fotoğrafçılıkta kendini geliştirmek istiyor.

Lima doğduğu yer Salvador, Bahia’daki ‘Caminhos da Luz‘ (Ways of Light) öksüzler yurdunda yaşayan yoksul çocukların bakımlarına ve binanın tamir masraflarına yardım ediyor. Portekizce, İspanyolca ve İngilizce konuşabilen Lima şuanda DNA Models Ajansıyla çalışıyor ve Meksika‘da bir barı var.

2009 yılında İstanbul’a gelip Acun Ilıcalı‘nın hazırlayıp sunduğu Var Mısın Yok Musun adlı programa katıldı.

Adriana Lima, 14 Şubat 2009’da NBA’de oynayan Sırp basketbolcu Marko Jarić ile ABD’de Wyoming’de sadece aile ve yakın çevrelerinin katıldığı bir törenle evlendi. 15 Kasım 2009’da kızı Valentina Lima Jarić ve 12 Eylül 2012’de İkinci kızı Sienna Lima Jarić doğdu.

Cameron Diaz

timthumb (5)

Model, sinema oyuncusu.

Cameron Diaz, 30 Ağustos 1972’de California’da doğdu. Henüz 16 yaşında, bir partide tanıştığı fotoğrafçı, ona şov dünyasının kapılarını açtı. Bu şanslı buluşma sayesinde, Elite Model Ajansı ile anlaşma sağladı. Modellikteki başarısı ile tüm dünyaya nam salmayı başardı. Fransa’dan Japonya’ya birçok ülkede çalıştı. Büyük şirketlerin reklam filmlerinde rol alarak oyunculuk hayatına merhaba demiş oldu.

Diaz’ın asıl yükselişi “My Best Friends Wedding” (En iyi arkadaşım evleniyor) ile başladı. Filmde Julia Roberts‘a eşlik eden genç Diaz, bu filmin ardından 1955‘de,Trainspotting‘in yönetmeni Danny Boyle‘un, “A Life Less Ordinary” adlı filminde, Ewan McGregor ile başrolü paylaştı.

Aynı yıl uzun süredir beraber olduğu La Torre‘den ayrılan güzel yıldız, 1998 yılında “There’s Something About Mary” adlı filmde birlikte oynadığı Matt Dillon ile üç yıl sürecek romantik bir ilişkiye başladı.

Gene 1998 yapımı olan “Very Bad Things” de Christian Slater‘la başrolü paylaşan Diaz, 1999 yılında pek çok tartışma yaratan “Being John Malkovich“de de rol aldı.

Aynı yıl, yönetmenliğini Oliver Stone‘un üstlendiği, başrollerinde Al Pacino, Dennis Quaid ve James Woodsgibi usta oyuncuların yer aldığı “Any Given Sunday“de (Kazanma Hırsı) babasından kendisine miras olarak kalan Sharks adlı bir takımın sahibi Christina Pagniacci‘yi canlandırdı.

Takvimler 2003‘ü gösterdiğinde “Natalie” yeni görevi için iş başına geçiyordu. Diaz, ilki büyük ilgi gören Charlies Angels‘ın devam filmi olan, “Charlies Angels Full Throttle“da (Charlie’nin Melekleri: Tam Gaz) yine beklenileni fazlasıyla veriyordu.

Nazlı Öztarhan

timthumb (4)

Nazlı Öztarhan kimdir, Spiker, anchorwoman

Ayşe Nazlı Öztarhan, ası adı Ayşe Nazlı Çelik’dir. 1977 yılında İstanbul‘da doğmuştur. Doğuş Holding üst düzey yöneticisi Yücel Çelik ve Semra Çelik’in iki çocuğundan biridir. İlk ve orta okulu İstanbul’da Özel Dost Koleji’nde yaptıktan sonra lise eğitimi için İsviçre‘ye gitti ve İsviçre’de bulunan Amerikan Okulu T.A.S.I.S (The American School In Switzerland) yatılı okulunda lise eğitimini tamamladı.

Amerika‘nın Boston şehrindeki Emerson Üniversite’sinden televizyon-video ve psikoloji olmak üzere çift dalda, yüksek onur listesinden mezun oldu.

1999 yılında Türkiye’ye döndükten sonra NTV Haber merkezinde polis-adliye muhabiri olarak işe başladı. 5 yılı aşkın bir süre muhabir olarak görev yaptı. “Güne Başlarken” adlı sabah kuşağında, kent hikayeleri ve portrelerinin yer aldığı “şehir notları” adlı bölümü hazırladı. 2002 yılında Amerikan Dışişleri Bakanlığının davetlisi olarak Beyaz Saray, Pentagon gezilerini de içeren “televizyon gazeteciliği” programını tamamladı.

2005 yılında Star TV‘ye geçerek haber programı sunmaya başladı. 2006’da Erdoğan Aktaş ile “Kırmızı Koltuk” programını sundu. 2008 yılında Uğur Dündar Star Haber’i sunduğu zamanlarda muhabirlik yaptı. Daha sonrada hafta sonu Haberleri sundu. Aynı kurumda sırasıyla haber müdürü, haber koordinatörlüğü görevlerini üstlendi. 2011 yılında Uğur Dündar Star Haber’i bıraktıktan ana haberleri sunmaya başladı. Aynı zamanda genel yayın yönetmenliği görevini sürdürmektedir.

İlhami Erdil” röportajı ile, 2004 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber dalında övgüye değer bulundu.. Meslek hayatında aldığı onlarca ödülün yanısıra iki de “Altın Kelebek” sahibi. (2007,2013 en iyi kadın haber sunucusu).

İngilizce ve İtalyanca bilen Nazlı Çelik, 1999 yılında tanıştığı işadamı Burak Öztarhan ile 2002 yılında evlendi. 2012 yılında boşandı. Kayra (d.2008) adında bir kızı var.

Sibel Kekilli

timthumb (3)

Sibel Kekilli kimdir, Sibel Kekilli, 16 Haziran 1980 yılında Almanya Heilbronn’da dünyaya gelen Sibel Kekilli, Kayserili Kekilli ailesinin 4 çocuğundan biridir. Bir ikiz kardeşi vardır. Babası bir fabrikada işçi, annesi de temizlik işinde çalışmıştır. Dedesi Kayseri’den 60′larda göçmüş Almanya‘ya. Ardından 70′lerde babası gelmiş ikinci kuşak olarak. Dedesi dönmüş, babası dönmeye niyetlenmiş; üçüncü kuşakta o niyet hepten kaybolmuş. Alamancılar’ın ilk kuşağı tabutlar içinde memlekete döndükten sonra ‘dönüş’ defteri kapanmış. Sibel, Türkiye’yi özlemeyen bir neslin temsilcisi.

17 yaşında 10. sınıfı bitirdi. Tıp veya hukuk okumak istiyordu ama okutmadılar ve Belediyede çalışmaya başladı. Ailesine Her ay maaşından 300 Mark yardım ediyordu.

19 yaşında bir Stefan adında bir Alman’a aşık olup evleniyor. Fakat Türkiye’den kağıtları yetişmediği için 1999 sonunda sadece imam nikahı ve düğün yapıyor. Babası gurur duysun diye o parasızlıkta bin kişilik bir salonda görkemli bir düğün yapar. Bankaya 15 bin Euro borçlanır. Eşinin de 12 bin Euro’luk borcuyla, daha da zora girerler. Ve ödeyebilmek için deliler gibi çalışmaya başlarlar. 4-5 işte birden çalışıyordu. Hatta bazen yorgunluktanSabah 7′den akşam 4′e kadar belediyede çalışıyordu. Sonra sokakta sebze satmaya gidiyordu. Hafta sonları garsonluk yapıyordu. Cuma, cumartesi bir diskotekte kapıcılık yapıyordu. Orada cumartesi sabah 7′ye kadar çalışıyordu. 2 saat uyuyup Pazar sabah 10′da garsonluğa gidiyordu. Arada annesiyle evlere temizlikçiliğe de gidiyordu. Eşi de hem belediyede çalışıp, hem sebze sattığı halde yetmiyordu para. Çünkü kazandıklarının 300 Mark’ını hâlâ ailesine veriyordu, destek olarak.

Bir gazete ilanı ile internette striptiz yapmaya başladı. Sonra bir diskotekte striptizciliğe başladı. Go-go girl’lük yaptı (Yarı çıplak dans),Çıplak foto modellik yaptı. Ve gelen teklifler üzerine 2001 sonunda yetişkin filmlerde oynamaya başladı. Sonradan kağıtları gelip Alman vatandaşlığına geçiyor ama o zaman da Kekilli nikah istemiyor ve bir süre sonra da eşinden ayrılıyor. 10′dan fazla yetişkin filmi yaptı. Belediyedeki işinden de ayrıldı yetişkin film yapmayı da bıraktı ve Essen’e taşınarak masada çıplak dans edilen bir kulübün şefliğini yaptı. Bütün bunlar 22 yaşına kadar oldu bitti.

Bir gün sokakta alışveriş yaparken tesadüfen keşfedildi Sibel Kekilli. O sıralarda Duvara Karşı filmi için 20 yaşlarında bir Türk kızını arayan Fatih Akın, 350 aday arasından onu seçti. Fatih Akın’ın Duvara Karşı filmiyle uluslarası boyutta tanınan bir oyuncu oldu. Altın Ayı ve Altın Portakal başta olmak üzere birçok ödüle layık görüldü. Sibel Kekilli’nin adı Fatih Akın’ın yönettiği Duvara Karşı filmindeki başarısı kadar, bir zamanlar oynadığı yetişkin filmlerle de anılıyordu. Duvara Karşı filminin yayınlanmasından kısa bir süre sonra, Alman tabloid gazetesi Bild-Zeitung gazetesi daha önce Dilara sahne ismiyle rol aldığı yetişkin filmleri ortaya çıkardı.

Sibel Kekilli :

Ömer Uğur‘un yönettiği “Eve Dönüş” fliminde Mehmet Ali Alabora ile birlikte oynadı. Çek yönetmenler Dana Vávrová ve Joseph Vilsmaier’in Der letzte Zug (Son Tren) adlı filmlerinde rol aldı.

“Duvara Karşı”dan sonraki pek çok teklif arasında Almanlar’dan Türk kızı rolleri, Türklerden de çıplaklığın ön planda olduğu rol teklifleri bulunuyordu. Ama onun amacı çevireceği iki filmde de çıplak olmadan da bir şeyleri başarabileceğini kanıtlamaktı. Artık iyi bir hikayesi olan bir filmde senaryo gerektiriyorsa soyunacağını söyleyen Sibel Kekilli İtalyan Yönetmen Tornatore tarafından başrol teklifi alıyor. Bir fahişeyi canlandıracaktı. Ama yönetmen Sibel’i genç ve sıska buldu. “Orada da vardı mesela çıplaklık, ama olsa oynardım” diyen Sibel Kekilli bu konudaki mesajı da net bir biçimde veriyor.

Sibel Kekilli, şimdi ise yaşamını birlikte olduğu Finlandiyalı oyuncu Antti Luusuaniemi ile Finlandiya’da sürdürüyor. Sibel Kekilli 2009 da Tony Laine’in yönettiği Pihalla adlı romantik komedide başrolü üstlendi. Finlandiya’nın tanınmış oyuncularından biri olan Mikko Leppilampi ile kamera karşısına geçen Kekilli, filmde, bir iş adamının karısıyken park bekçisine aşık olan Laura adlı kadını canlandırıyor.
Dizileri :
2011 – Game of Thrones

Ödülleri :
2004 – Lola Ödülleri – Duvara Karşı, En İyi Kadın Oyuncu
2004 – Bambi Ödülleri – Duvara Karşı
2006 – Antalya Altın Portakal Film Festivali – Eve Dönüş, En İyi Kadın Oyuncu
2010 – Lola Prize – Ayrılık, En İyi Kadın Oyuncu
2010 – Tribeca Film Festivali – Ayrılık, En İyi Kadın Oyuncu

Sibel Kekilli Filmleri :
2010 – Ayrılık (Die Fremde)
2009 – Pihalla
2006 – Eve dönüs
2006 – Letzte Zug, Der
2006 – Fay Grim
2006 – Winterreise
2005 – Kebab Connection
2004 – Gegen die Wand (Duvara Karşı)
2002 – wilde SexNächte
2002 – Casa Rosso
2002 – Euro Mädchen – Amateure intim 11
2002 – Hotel Fickmichgut
2002 – Tierisches Teenie-Reiten
2002 – Lollipops 16
2002 – Megageile Küken-Farm, Die
2002 – Sommertagstraum, Ein
2002 – Sextrip – Heisses Pflaster Amsterdam
2002 – Auf frischer Tat ertappt!
2002 – Süsse Teeny-Träume
2002 – Teeny Exzesse 68 – Kesse Bienen
2002 – Verfickte Praxis
2002 – Diva-Diva
2001 – Junge Debütantinnen 19: Deutsche Debütantinnen – Hart & herzlich

Nur Yerlitaş

timthumb (2)

Nur Yerlitaş, 11 Aralık 1960 tarihinde İstanbul Vefa’da doğmuştur. Annesinin adı Saadet Yerlitaş’dır. Benan adında bir kız kardeşi vardır. Dobralığı ile biliniyor. Bu yüzden sözünü sakınmak hiç ona göre değil. Kendisini “dikişçi” ve “kostüm tasarımcısı” olarak tarif ediyor. Bilindik ifadesiyle “modacı” olarak anılmak istemiyor. Bir dikiş atölyesi vardır.

80li yıllarda Paris‘ten, Milano‘dan valiz içinde getirdiği kıyafetleri satarak modacılığa başlamış.

Kendisini “Arızalı” olarak tarif eden Nur Yerlitaş, stres atmak için bulaşık yıkıyor. Bazen gecenin bir saati geceliğinin üstüne palto giyip bir kafeye gidiyor.

Nur Yerlitaş, Nişantaşı’nda ikamet etmektedir. İtalya‘nınMilano kentinde de yüksek tavanlı minik bir dairesi var. Mutfağında iki buzdolabı var. Birinde meyveler, içecekler, diğerinde pasta tipi yiyecekler bulunuyor.

Nur Yerlitaş’ın evinde iki yardımcısı var, banyoda hamam usulü yıkanıyor. Her sabah yardımcıları tarafından taslarla, keselerle yıkanıyor.

Derin Mermerci‘ye de Bülent Ersoy‘a da elbise dikiyor.Ajda Pekkan, Bülent Ersoy, Sibel Can, Petek Dinçöz ve Seda Sayan‘ın sahne kostümlerini hep Nur Yerlitaşdiker.

Nur Yerlitaş, 2007 yılında Show TV‘de Şebnem Dönmez‘in sunuculuğunu yaptığı “Bak Kim Dans Ediyor” adlı yarışmada jüri üyeliği yaptı.

2010 yılında Show TV’de yayına giren “Yemekteyiz” adlı yarışmada Nur Yerlitaş, Barbaros Şansal, şarkıcıCenk Eren, gazeteci yazar Ece Vahapoğlu ve eski Avrupa güzelimiz Neşe Erberk ile yarıştı. İlk gün Nur Yerlitaş’ın evsahipliği yaptığı Yemekteyiz’e Seda Sayan da konuk olarak katıldı.

2011 yılında Show TV’de yayınlanan “Bugün Ne Giysem” adlı yarışmada jüri üyeliği yaptı. Diğer jüri üyeleri ise Moda Tasarımcısı İvana Sert, Hakan Akkaya ve Kareograf Uğurkan Erez oldu.

Nur Yerlitaş, 2011 yılında Demet Akalın‘ın ‘Türkan‘ klibinde Türkan Şoray‘ı canlandırdı. Klipte birçok ünlünün yanı sıra İzzet Çapa‘da rol aldı.

Bugüne kadar hiç evlenmemiş olan Nur Yerlitaş halen bekardır.

Şeker Ahmet Paşa

timthumb (1)

Şeker Ahmet Paşa kimdir, Türk tarihinde, kendi adına resim sergisi açmış olan ilk ressam olan Şeker Ahmet Paşa, natürmort ve manzara resimleri ile ünlüdür.

1841 yılında, Üsküdar‘da doğan Şeker Ahmet Paşa’nın gerçek adı Ahmet Ali‘dir. Çocukluk hayatını İstanbul‘da geçiren Ahmet Paşa, 1885 yılında tıp eğitimi görmek için başladığı Tıbbiye Mektebi‘ndeki tahsilini yarıda bırakarak Harbiye Mektebi‘ne geçti.

Tıbbiye yıllarında başladığı ve Harbiye’de de devam ettirdiği resim hayatı, Sultan Abdülaziz‘in dikkatini çekmesini sağladı. 1863 yılında, bizzat sultan tarafındanParis‘e, resim eğitimi almaya gönderildi. Paris’te,Boulanger ve Gerome atölyelerinde çalıştığı zaman diliminde, Corot, Coubert ve Daubigny gibi ünlü ressamlardan etkilenen Ahmet Paşa, 1869 yılında, Paris’te açtığı ve yağlıboya çalışmalarının yanı sıra Abdülaziz’in karakalem bir portresini de içeren sergi ile birlikte mezun oldu.

Fransız-Alman harbinin başlaması ile birlikte Fransa‘da kalmak için sebebi kalmayan Ahmet Paşa, 1871 yılındaOsmanlı‘ya geri döndü. İstanbul‘da, Tıbbiye Mektebi‘nde resim öğretmenliği görevine atandığı bu yıllarda, karakteristik özelliklerinden dolayı “Şeker” lakabı aldı.

27 Nisan 1873 yılında, resim öğretmeni olarak çalıştığı Bayazıt Zeyrek Kaptan-ı İbrahim Paşa Mektebi‘ndeki öğrencileri ve çalışma arkadaşları ile birlikte Osmanlı’daki ilk resim sergisini açtı. O döneme kadar Osmanlı’da dinsel motiflerden öteye gitmemiş olan resim sanatının ilk Batı’laşma örneklerinden birisi olan bu sergi ile birlikte modern resim sanatı ve akımları da Osmanlı’da başlamış oldu.

Padişahın da taktirini kazanmış olan Ahmet Paşa, ilk olarak padişah yaverliği görevine getirildi, bunu sırasıyla 1884’te Mirliva (Tuğgeneral), 1890’da da Ferik (Tümgeneral) rütbeleri izledi. Şeker Ahmet Paşa, 5 Mayıs 1907 yılında, İstanbul’da kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu. Cenazesi, Sokullu Mehmet Paşa Türbesi‘ne defnedildi.

Şeker Ahmet Paşa, resimlerinde doğa manzaraları, hayvan portreleri gibi konuları işlemiş, insan figürlerinden ise uzakta durmuştur. Asıl ustalığını gerçekleştirdiği alan olarak ise natürmort gösterilmektedir. Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul ve Ankara Resim Heykel Müzeleri ile, Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Önemli eserleri; Geyikli Peysaj, Bursa’da Bir Orman, Karpuzlu Natürmort, Kendi Portresi, Talim Yapan Erler.

Halit Akçatepe

25828357

Halit Akçatepe kimdir, 1975 yılında “Hababam Sınıfı” adlı filmindeki Güdük Necmi tiplemesiyle Türk sinemasına adını yazdırmıştır.

Halit Akçatepe, 1938 yılında Ordu, Ünye’de Sıtkı Akçatepe ve Leman Akçatepe çiftinin oğlu olarak doğmuştur. Aslen Ordu ili Ünye ilçesindendir. Yeşilköy Pansiyonlu İlkokulu’nda okudu.

Refik Halit Karay Mektebini bitirdikten sonra Konservatuvar eğitimi aldı. 1943 yılında 5 yaşındayken ilk filminde oynadı. İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’ne girdiğinde yedi yaşındadır. Saint Benoit Fransız Lisesinden mezun oldu.

Dostlar Tiyatrosu kadrosunda yer aldı.

Birçok filmde oynayan Halit Akçatepe, reklam filmlerinde de oynadı. İlk filmlerinde figüran olarak rol aldı. Daha sonra duygusal komedilerde karakter rolleri canlandırdı.

1960 yılında Ah Nerede Vah Nerede filmiyle şöhreti yakaladı. 1970’li yılların başında oynadığı “Üçöyden indim şehre, Mavi boncuk” çok beğenildi. 1975 yılında “Hababam Sınıfı” adlı filmindeki Güdük Necmitiplemesiyle gönüllerde yer etti.

Halit Akçatepe’nin 1963 yılında evlenip 1981 yılında boşandığı ilk evliliğinden (d.1964) ve (d.1968) iki kızı vardır. İkinci evliliğini 1999 yılında Rezzan hanım (d.1977) ile yapmıştır. 2009 yılında boşandı. Günsu (d.2001) adında bir kızı vardır.

Tiyatro :
Tıpkı sen tıpkı ben
Töre
Rosenbergler Ölmemeli

Halit Akçatepe’nin Yazdığı Senaryolar:
1985 – Şaban Pabucu Yarım
1985 – Gurbetçi Şaban
1976 – Lüküs Hayat

Oynadığı Sinema Filmleri Ve Diziler:
Babam Sınıfta Kaldı (2013)
Krem (dizi) (2012)
Kral Çıplak (2012)
Leyla ile Mecnun (dizi) (2011)
Geniş Aile (2009)
Aile Reisi (2009)
7 Kocalı Hürmüz (2009)
Orada Neler Oluyor? (2009)
Vurgun (2008)
Genco (2007)
Yalan Dünya (2007)
Hakkını Helal Et (2007)
Sesler Yüzler Mekanlar (2007)
İki Aile (2006 – 2008)
Sevda Çiçeği (2006)
Hababam Sınıfı Üç Buçuk (2005)
İki Arada Aşk (2005)
Cumbadan Rumpaya (2005)
Beşinci Boyut (2005)
Müyim Olan Aşkımız (2005)
Hababam Sınıfı Askerde (2004)
Büyük Buluşma (2004)
Canım Annem (2004)
Avrupa Yakası (2004)
Yeşilçam Denizi (2003)
Şapkadan Babam Çıktı (2003)
Hababam Sınıfı Merhaba (2003)
Vaka-i Zaptiye (2002)
En Son Babalar Duyar (2002)
Çılgın Bediş (2001)
Siyah Cennet (2000)
Tersine Dünya (2000)
Konu Komşu (1999)
Eltiler (1997)
Hayvanlara Dokunduk (1997)
Hoşçakal İstanbul (1996)
Hayri Beyin Son Aşkı (1993)
Oyun İçinde Oyun (1993)
Şaban İle Şirin (1995)
Çatı (1995)
Kaygısızlar (1994)
Şaban Askerde (1993)
Yazlıkçılar (1993)
Anasının Kızı (1992)
Sürgün (1992)
İnsanlar Yaşadıkça (1989)
Bizimkiler (1989)
Kötü Kader (1987)
Büyük Koşu (1987)
Karımın Gölgesi (1987)
Keko Aptallar Çetesi (1986)
Keriz (1985)
Şen Dul Şaban (1985)
Şaban Papucu Yarım (1985)
Adile Teyze (1982)
Umut Dilencisi (1982)
Buyurun Cümbüşe (1982)
Dört Geline Dört Damat (1981)
Talih Kuşu (1981)
Renkli Dünyalar (1980)
Dokunmayın Şabanıma (1979)
Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978)
Hababam Sınıfı Tatilde (1977)
Şabanoğlu Şaban (1977)
Gülen Gözler (1977)
Bülbül Ailesi (1976)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Tantana Kardeşler (1976)
Şoför Mehmet (1976)
Lüküs Hayat (1976)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Merhaba (1975)
Hababam Sınıfı (1975)
Ah Nerede (1975)
Üç Ahbap Çavuşlar (1975)
Şaşkın (1974)
Köyden İndim Şehire (1974)
Salak Milyoner (1974)
Evet mi Hayır mı? (1974)
Kanlı Deniz (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1974)
Canım Kardeşim (1973)
Tarkan: Güçlü Kahraman (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Oh Olsun (1973)
Ömer Hayyam (1973)
Umut Dünyası (1973)
Sevilmek İstiyorum (1973)
İyi Döverim Kötü Severim (1972)
Tarkan: Altın Madalyon (1972)
Üç Sevgili (1972)
Sev Kardeşim (1972)
O Ağacın Altında (1972)
Tatlı Dillim (1972)
Feryat (1972)
Bir Varmış Bir Yokmuş (1971)
Üç Arkadaş (1971)
Beyoğlu Güzeli (1971)
Köprüaltı Çocukları (1953)
Hayat Acıları (1951)
Güldağlı Cemile (1951)
İstiklal Madalyası (1948)
Bir Dağ Masalı (1947)
Karanlık Yollar (1947)
Senede Bir Gün (1946)
Günahsızlar (1944)
Dertli Pınar (1943)
Nasreddin Hoca Düğün’de (1943)

Münir Özkul

munir
15 Ağustos 1925 yılında İstanbul’da doğdu. Sanat hayatına Bakırköy Halkevi’nde tiyatro ile başladı. İstanbul ve Ankara’da Devlet Tiyatroları ve İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun oyunlarında rol aldı. Tiyatro Ses, Küçük Sahne gibi özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla görev aldı. Rol aldığı Fareler ve İnsanlar adlı oyunun yönetmeni Muhsin Ertuğrul ile tanıştı.

Ancak 1950’lerden başlayarak rol almaya başladığı sinema filmleri ile asıl ününü kazandı. Özellikle 1970’lerin kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri, onunla özdeşleşen, hababam sınıfı serisindeki, tatlı-sert okul müdürü Kel Mahmut tiplemesi oldu. 400’e yakın filmde rol aldı. Adile Naşit’le beraber oynadığı filmlerle Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden oldu.

İlk dönem filmlerinden en önemlileri Edi ile Büdü, Halıcı Kız, Kalbimin Şarkısı, Miras Uğruna, Balıkçı Güzeli’dir. Daha sonraki dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmleri arasında en önemlileri Neşeli Günler, Gülen Yüzler, Gırgıriye, Görgüsüzler, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi sayılabilir. 1980 sonrasında video için çekilen bir çok filmde görev almıştır.

Televizyon dizilerinin yaygınlaştığı dönemde dizi oyunculuğundan uzak durdu. Sadece Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı.

1972 yılında çekilen Sev Kardeşim adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.

1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından devlet sanatçısı unvanı verildi.

Hayatının önemli bir kısmını, alkolle savaşarak geçirdi. 1990’lı yılların ortasında alkolü tamamen bıraktı.

1998 yılında Hamdi Alkan’ın canlandırdığı Yarmagül karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına çıktı.

FİLMLERİ

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar 2000
Ay Işığında Saklıdır 1996
Nasreddin Hoca 1993
Al Dudaklım 1993
Arabesk 1988
Acı Gurbet 1988
A Ay 1988
Afife Jale 1987
Kuşatma 2 / Şok 1987
Aile Pansiyonu 1987
Günah 1987
Kadersiz Kullar 1987
Yaşamaya Mecburum 1987
Yıllar 1987
Uzaylı Zekiye 1987
Otobüs Yolcuları / İhsaniye – Karasu 1987
Ana Kucağı 1986
Kızlar Sınıfı Tatilde 1986
Babalar Da Ağlar 1986
Dayak Cennetten Çıkma 1986
Elmayı Kim Isırdı 1986
Milyarder 1986
Büyük Günah 1985
Ya Ya Ya Şa Şa Şa 1985
Deliye Hergün Bayram 1985
Çalınan Hayat 1985
Duyar Mısın Feryadımı 1985
Sarı Öküz Parası 1985
Şaşkın Gelin 1984
Geçim Otobüsü 1984
Çaresizim 1984
Kızlar Sınıfı 1984
Gırgıriyede Büyük Seçim 1984
Şaşkın Ördek 1983
Dostlar Sağolsun 1983
İlişki 1983
Gırgıriyede Cümbüş Var 1983
Gazap Rüzgarı 1982
Bir Yudum Mutluluk 1982
Islak Mendil 1982
Ağlayan Gülmedi Mi 1982
Altın Kafes 1982
Buyurun Cümbüşe 1982
Talih Kuşu 1982
Adile Teyze 1982
Şıngırdak Şadiye 1982
Görgüsüzler 1982
Beni Unutma 1982
Deliler Koğuşu 1981
Bizim Sokak 1981
Gırgıriyede Şenlik Var 1981
Gırgıriye 1981
Banker Bilo 1980
İbişo 1980
Erkek Güzeli Sefil Bilo 1979
Gelinciklerim 1979
Aşkın Gözyaşları 1979
İbiş İn Rüyası 1979
Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor 1978
Neşeli Günler 1978
Cennetin Çocukları 1977
Gülen Gözler 1977
Hababam Sınıfı Tatilde 1977
Aşk Dediğin Laftır 1976
Aile Şerefi 1976
Hababam Sınıfı Uyanıyor 1976
İşte Hayat 1975
Gülşah 1975
Bizim Aile / Merhaba 1975
Hababam Sınıfı 1975
Gece Kuşu Zehra 1975
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı 1975
Beş Milyoncuk Borç Verir Misin 1975
Hasret 1974
Beş Tavuk Bir Horoz 1974
Gariban 1974
Mavi Boncuk 1974
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz 1974
Salak Milyoner 1974
Niyet 1973
Çulsuz Ali 1973
Izdırap 1973
Şaban İstanbul’da 1973
Kaynanam Kudurdu 1973
Oh Olsun 1973
Yalancı Yarim 1973
O Ağacın Altında 1972
Üç Sevgili 1972
Karamanın Koyunu 1972
Ver Allahım Ver 1972
Yiğitlerin Kaderi 1972
Tatlı Dillim 1972
Sev Kardeşim 1972
Senede Bir Gün 1971
Kezban Paris’te 1971
Son Hıçkırık 1971
Bebek Gibi Maşallah 1971
Beklenen Şarkı 1971
Solan Bir Yaprak Gibi 1971
Donkişot Sahte Şövalye 1971
Yedi Kocalı Hürmüz 1971
Beyoğlu Güzeli 1971
Aşk Uğruna 1971
Beyaz Kelebekler 1971
Gönül Hırsızı 1971
Hayatım Senindir 1971
İbiş Gangsterlere Karşı 1971
İşte Deve İşte Hendek 1971
Kadifeden Kesesi 1971
Tophaneli Murat 1971
Ayşecik Ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesinde 1971
Aşk Hikayesi 1971
Hayat Sevince Güzel 1971
Tatlı Meleğim 1970
Kara Dutum 1970
Bütün Aşklar Tatlı Başlar 1970
Kalbimin Efendisi 1970
Yuvasız Kuşlar 1970
Yumruk Pazarı 1970
Ali İle Veli 1970
Allı Yemeni 1970
Berduş Kız 1970
Dikkat Kan Aranıyor 1970
Dönme Bana Sevgilim 1970
Yavrum 1970
Küçük Hanımefendi 1970
Şoför Nebahat 1970
Son Kızgın Adam 1970
Hayatım Sana Feda 1970
Seven Ne Yapmaz 1970
Arım, Balım, Peteğim 1970
Sevgili Babam 1969
Boş Çerçeve 1969
Uykusuz Geceler 1969
Gelin Ayşem 1969
Nisan Yağmuru 1969
Sevdalı Gelin 1969
Ayşecik’le Ömercik 1969
Fakir Kızı Leyla 1969
Bana Derler Fosforlu 1969
Nilgün 1968
Artık Sevmiyeceğim 1968
Kanlı Nigar 1968
İstanbul’da Cümbüş Var 1968
Kara Gözlüm Efkarlanma 1968
Yayla Kartalı 1968
Urfa İstanbul 1968
Kalbimdeki Yabancı 1968
Çifte Tabancalı Damat 1967
Elveda 1967
Sürtüğün Kızı 1967
Yaşlı Gözler 1967
Bir Millet Uyanıyor 1966
Denizciler Geliyor 1966
Ben Bir Sokak Kadınıyım 1966
Aşkın Kanunu 1966
Seni Sevmiyorum 1966
Fakir Bir Kız Sevdim 1966
Kan Gövdeyi Götürdü 1965
Senede Bir Gün 1965
Kart Horoz 1965
İnatçı Gelin 1965
Bilen Kazanıyor 1965
Seveceksen Yiğit Sev 1965
Şoför Nebahat Bizde Kabahat 1965
Şekerli Misin Vay Vay 1965
Yalancının Mumu 1965
Cezmi Band 007. 5 1965
Gönül Kuşu 1965
Dokunma Bozulurum 1965
Kahreden Kurşun 1965
Bir Bahar Akşamı 1961
Yumurcak 1961
Yaman Gazeteci 1961
Taş Bebek 1960
Gurbet 1959
Altın Kafes 1958
İftira 1958
Kalbimin Şarkısı 1956
Bir Aşk Hikayesi 1955
Tuş / Bir Aşk Hikayesi 1955
Balıkçı Güzeli / 1002. Gece 1953
Edi İle Büdü 1952
Edi İle Büdü Tiyatrocu 1952
Barbaros Hayrettin Paşa 1951
Evli Mi Bekar Mı 1951
Lale Devri 1951
Yavuz Sultan Selim Ve Yeniçeri Hasan 1951
Üçüncü Selim’ın Gözdesi 1950

ÖDÜLLERİ

1967: İlhan İskender Ödülü (Kanlı Nigar Oyunuyla)
1972: Antalya Altın Portakal Film Festivali “En İyi Erkek Oyuncu” Ödülü
1991: Dümbüllü Ödülü
1997: Altın Kelebek Ödülleri Onur Ödülü
1999: Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü “Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü”
2004: 37. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü
2006: Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü


HAKKINDA YAZILANLAR

Bakırköy Halkevleri’nden yetişti Münir Özkul. Paşa torunu olarak doğduğu Bakırköy’de tanınan , sevilen bir simaydı. Önce tiyatroya atıldı. İstanbul ve Ankara Şehir-Devlet Tiyatroları’nda çalıştı. Sinemaya ise bir girdi pir girdi. 1950’lerin siyah-beyaz filmlerinde sıkça görülür oldu. Kalıptan kalıba giriyor, özellikle mimikleri çok beğeniliyordu. Her role girdi ama zengin ve kötü yürekli adam olmayı bir türlü beceremedi.Orhan Aksoy’un “Fakir Kızı Leyla” filminde evin kahyası rolüne çıkan Münir Özkul daha sonraları defalarca bu kalıba girdi.

Hep eve gelen fakir genç kızı bir hanımefendi olabilmesi için eğitti. “Fakir Kızı Leyla” da yürüyüş dersi verebilmek için kadın kılığına bile girdi. Daha sonra “Kezban ” ve “Kezban Paris’te” de genç kızı, bir kuğu haline getirdi. “Gülşah” ın dedesi oldu, torununa yeni bir anne bulmak için elinden geleni yaptı. Ayşecikli filmlerde huysuz dede olmaktan kaçınmadı. Bastonuyla çocuk kovaladı. Hülya Koçyiğit ve Ekram Bora’nın başrollerini paylaştığı “Seni Seviyorum” da mafya üyesi rolüne bile çıktı. Zeki Müren’li filmlerde de göründü. “Gurbet” filminde , Müren’le birlikte balıkçıydı ve bugünkü halinden çok daha fazla saçlıydı. “Gece Kuşu Zehra” da ise usta bir hırsızdı. “Şöför Nebahat” filminde şarkılar söyleyen neşeli dolmuş kahyasıydı.

Münir Özkul’u halka asıl sevdiren filmler “Arzu Film” yapımları oldu. Ertem Eğilmez’li yıllarda birbiri ardına sayısız film çevirdi. “Gülen Gözler” “Bizim Aile” de fakir ama onurlu bir baba, Yaşar Usta oldu. “Mavi Boncuk” da dev bir kadroyla halkı güldürdü. Ve tabii “Hababam Sınıfı” serisindeki unutulmaz Kel Mahmut rolü. Münir Özkul daha sonra Adile Naşit’le birlikte çok sayıda film çevirdi. Video filmlerinde rol aldı. Bazı dizilerde göründü. Devlet sanatçısı ünvanı da taşıyan Özkul’un “sinema rüyası ” yıllar boyunca hiç bitmedi.


HABER

Yoğun bakımda

Pazar gecesi solunum yetmezliği şikayetiyle Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nde kaldırılan Özkul, yoğun bakıma alındı. Uzun yıllardır kronik bronşit rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören 87 yaşındaki oyuncunun solunum cihazına bağlandığı, durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı.
21 Aralık 2011

Kemal Sunal

220px-Kemal_Sunal

1944 yılında İstanbul’da doğdu. Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Sanat hayatı, “Zoraki Tabip” adlı tiyatro oyunuyla başladı. 1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu’nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez’in yönettiği bir filmle sinemaya adımını attı ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı.

Türk sinemasında başta İnek Şaban tiplemesi olmak üzere canlandırdığı pek çok tiple sevenlerinin kalbinde taht kuran Kemal Sunal, 7’den 70’e herkesin sevgisini kazandı.

Türk sinemasının en büyük komedyenlerinden biri olan Sunal, peşpeşe çevirdiği filmlerle ticari açıdan büyük başarı kazandı. Filimlerde çoğu zaman saf,sansli ama iyi yurekli karakterlerin rollerine girdi.1974 yılında evlendi. Ali ve Ezo adlarında, biri kız diğeri erkek iki çocuğu oldu. 1977’de Antalya Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Sunal, oyunculuğu ve özellikle değişik tiplemesiyle Türk sinemasında komedi oyunculuğuna yeni bir soluk getirdi. 1990’lı yıllardan itibaren filmleri kesintisiz olarak televizyonlarda yayımlanmaya başladı; ama kendisi bu gösterimlerden hiç para kazanmadı.

12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümünü’nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka adlı filmin çekimlerine başlamak için Trabzon’a gitmek üzere bindiği uçakta kalkıştan hemen önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

Sinema filmleri
•Propaganda (1999)
•Varyemez (1991)
•Koltuk Belası (1990)
•Boynu Bükük Küheylan (1990)
•Abuk Sabuk Bir Film (1990)
•Zehir Hafiye (1989)
•Talih Kuşu (1989)
•Gülen Adam (1989)
•Sevimli Hırsız (1988)
•Uyanık Gazeteci (1988)
•Polizei (1988)
•İnatçı (1988)
•Öğretmen (1988)
•Düttürü Dünya (1988)
•Bıçkın (1988)
•Yakışıklı (1987)
•Kiracı (1987)
•Yoksul (1986)
•Tarzan Rıfkı (1986)
•Japon İşi (1987)
•Garip (1986)
•Deli Deli Küpeli (1986)
•Davacı (1986)
•Şendul Şaban (1985)
•Şaban Papuçu Yarım (1985)
•Sosyete Şaban (1985)
•Gurbetçi Şaban (1985)
•Katma Değer Şaban (1985)
•Keriz (1985)
•Atla Gel Şaban (1984)
•Ortadirek Şaban (1984)
•Postacı (1984)
•Şabaniye (1984)
•Tokatçı (1983)
•Kılıbık (1983)
•En Büyük Şaban (1983)
•Çarıklı Milyoner (1983)
•Yedi Bela Hüsnü (1982)
•Doktor Civanım (1982)
•Üç Kağıtçı (1981)
•Kanlı Nigar (1981)
•Davaro (1981)
•Zübük (1980)
•Gol Kralı (1980)
•Gerzek Şaban (1980)
•Devlet Kuşu (1980)
•Korkusuz Korkak (1979)
•Umudumuz Şaban (1979)
•Şark Bülbülü (1979)
•Dokunmayın Şabanıma (1979)
•Bekçiler Kralı (1979)
•Yüz Numaralı Adam (1978)
•Kibar Feyzo (1978)
•İyi Aile Çocuğu (1978)
•Köşeyi Dönen Adam (1978)
•İnek Şaban (1978)
•Avanak Apti (1978)
•Şabanoğlu Şaban (1977)
•Sakar Şakir (1977)
•Hababam Sınıfı Tatilde (1977)
•Çöpçüler Kralı (1977)
•İbo Güllüşah İle İbo (1977)
•Tosun Paşa (1976)
•Süt Kardeşler (1976)
•Meraklı Köfteci (1976)
•Kapıcılar Kralı (1976)
•Sahte Kabadayı (1976)
•Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
•Şaşkın Damat (1975)
•Hanzo (1975)
•Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
•Hababam Sınıfı (1975)
•Köyden İndim Şehire (1974)
•Salako (1974)
•Salak Milyoner (1974)
•Mavi Boncuk (1974)
•Hasret (1974)
•Canım Kardeşim (1973)
•Oh Olsun (1973)
•Güllü Geliyor Güllü (1973)
•Yalancı Yarim (1973)
•Tatlı Dillim (1972)
•Televizyon dizileri
•Bay Kamber (1996)
•Şaban İle Şirin (1995)
•Şaban Askerde (1993)
•Saygılar Bizden (1992)

Tiyatro oyunları
•Zoraki Takip

Aldığı ödüller
•1977: 14. Antalya Film Şenliği, En İyi Erkek Oyuncu, Kapıcılar Kralı
•1998: 35. Antalya Film Şenliği, Yaşam Boyu Onur Ödülü, Kapıcılar Kralı
•1989: 2. Ankara Film Şenliği, En İyi Erkek Oyuncu, Düttürü Dünya
x

(Kendi kaleminden)
“1944’de İstanbul’da doğdum. Lise son sınıftayken felsefe öğretmenim Belkıs Balkır, elimden tuttuğu gibi beni Müşfik Kenter’e teslim etti. Bu arada üniversiteye başladım. Bir süre sonra turneler nedeni ile öğrenimime ara vermek zorunda kaldım. Kent Oyuncuları’ndan sonra sırasıyla Ulvi Uraz Tiyatrosu, Ayfer Feray Tiyatrosu ve en son Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda oynadım. 1972 yılında Ertem Eğilmez’in beni beğenip seçmesiyle sinemaya adımımı attım. Özel televizyonların yaygınlaşması üzerine diziler yaptım. Bu sıralarda da üniversiteyi bitirmeyi ve böylece gençlere örnek olmayı kafama koymuştum. Çünkü Türkiye’nin okuyan insana ihtiyacı vardı. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV ve Sinema Bölümü’nü 1995 yılında bitirdim. Bu da yetmez deyip yüksek lisans öğrenimimi de tamamladıktan sonra tez müddetim başladı. Bundan sonra da çok özlediğim tiyatroyu ve sinemayı birlikte yapmayı planlıyorum…”

Kaynak:Radikal 4 Temmuz 2000


HABER

Kemal Sunal belgeseli kanalını arıyor
Akşam 15 Aralık 2013

Gül Sunal, bir belgesel hazırladıklarını ancak yayınlayacak kanal bulamadıklarını söyledi.

Akşam’a konuşan Gül Sunal’ın açıklamaları şöyle:

Malatya’da bu yıl Kemal Sunal sergisi açıldı. Hatta Kemal Sunal adına bir de ödül verildi. Neler hissettiniz?

Kemal’in adına böyle bir ödül verilmesi gurur verici bir şey. Benim için zor olsa da güzel geçti.

Kemal Sunal sineması sizin için ne ifade ediyor?
Ben sinemadan anlayan biri değilim. Bir izleyici olarak aslında Kemal Sunal Sineması’ndan çok sosyologların Kemal Sunal’ı incelemeleri lazım diye düşünüyorum. Sosyologların görevi bu… Kemal de çok istiyordu bunu. Bu filmler 50 yıl sonra yine oynayacak. Bunun iyi araştırılması lazım. Kemal’i kaybedeli 13 yıl oldu. 3,5 yaşında hayranları var. Demek ki doğru bir şey yapmış. Nasıl oynadı, senaryoya bağlı mı kaldı, bilmiyorum. Film setine hiç gitmedim. Ama o iyi niyetle, güzellikle, rejime karşı gelmeden de bir takım şeylerin söylenebileceğini ve yoluna konulabileceğini gösterdi insanlara. Bu arada filmleri, Finlandiya’da ders olarak okutuldu.

Üniversiteden mi geldi bu talep?
Evet. Elime geçen filmlerin hepsini gönderdim onlara. “Sokak dili, yazı dili, konuşma dili, kimi bulsak karşımıza hep Kemal Sunal çıkıyor” dediler ve bu yüzden Kemal’i istediler. Kemal’in filmleri ile gençler Türkçe dersi aldı.

Kemal Bey’in filmlerinde sadece bir komedi yoktu. Orada ezilen insanın başkaldırışı da vardı.
Evet, Kemal’in olaylara itirazı vardı… O itirazı da çok iyi çözüyordu…

Kendisiyle yapılan röportajda bana, “Türk halkı gülmekten korkuyor, güldüğü zaman ‘Hayır olsun, başıma bir şey mi gelecek acaba’ diyor. Buna kızıyorum. Ben Türkiye’ye gülmeyi öğrettim” demişti. Çok hoşuma gitmişti. Gülmek de ciddi bir iş…
Evet, hep söylerdi… “Komedi çok ciddi bir iş” derdi. Kemal’in gözlemleri, biriktirdiği şeyler ve yeteneği, hepsi bir araya gelince herhalde, ortaya böyle bir Kemal Sunal çıktı.

Aramızda ayrılalı 13 yıl oldu… Nasıl geçti bu 13 yıl?
Zor… Çok zor geçti. Hiç kolay değil…

KEMAL SUNAL’IN VASİYETİ
Eşinizin adına yapmak istediğiniz şeyler var mı?
Bunlar zor işler. Bu anlamda bir işe başladığınız zaman mutlaka devamını getirmeniz gerekir. Biz şu an bunu yapabilecek durumda değiliz. Ama Kemal’in ölmeden önce hep söylediği bir şey vardı. Biliyorsunuz Yüksek Lisans Tezi’ni ‘Kemal Sunal Güldürüsü’ üzerine yapmıştı. “Tezimi yapmak bana kısmet oldu. Araştırma belgeselini de herhalde kendim yapacağım. Belgeselin müziklerini de Melih Kibar’a yaptıracağım” diyordu.

Bir nevi vasiyet yani?
Evet. Kemal’i kaybettiğimiz zaman, bu vasiyet gibi sözün üzerine, ‘bu dönemi anlatacak insanların da başına bir şey gelirse’ korkusuyla hemen yaptık bu belgeseli. Melih Kibar da müziklerini yaptı. Sezen Aksu şarkı sözü yazdı ve seslendirdi. İbrahim Tatlıses, Metin Akpınar, Tarık Akan, Şeref Gür, Faruk Bayhan o dönem kim varsa hep konuştular. Ama sadece Kemal’i değil, o dönem Türk Sineması’nın işleyişini, sosyo-ekonomik şartlarını da anlattılar. Dört bölümden oluşan çok güzel bir belgesel çıktı ortaya. Ama henüz seyirciyle buluşturamadık.

Neden?
Onu bilmiyorum. 7-8 yıl evvel birkaç kanal yöneticisi gördü, ama onlardan ses gelmedi.

Yani elinizde eşinizin vasiyeti üzerine hazırlanmış bir belgesel var; ama onu çok seven ve filmlerini hala izleyen Türk halkı ile buluşamadı öyle mi?
Evet. 45’er dakikalık 4 bölümden oluşan belgeselimiz elimizde hâlâ…

Televizyon kanallarına sundunuz mu?
Kanallar sponsorsuz almak istemedi anladığım kadarıyla ya da yayınlayacak zaman bulamadılar, bilmiyorum. Biz de çok ısrarcı olmadık, kaldı öyle duruyor. Kitabını bastırdık. Tezini hala üniversite öğrencilerine yolluyoruz.

Peki, şu anda isteseler, verir misiniz?
Tabii ki veririz. Kökten vermek istiyoruz. Birisi yayınlasın defalarca yayınlanacak eminim… Bir kere yayınlanıp bitecek bir şey değil.

En çok okunan biyografi tabanlı ansiklopedi sitesi.